Ağustos Böceği ile Karınca

Bir zamanlar oldukça çalışkan bir karınca varmış. Yaz mevsimi gelince durmadan çalışır, kışa hazırlık yaparmış.

Karıncanın komşusu olan ağustos böceği ise çalışmayı hiç sevmezmiş. Yaptığı tek iş sabahtan akşama kadar saz çalıp şarkı söylemekmiş.

Günlerden bir gün ağustos böceği yine kırlarda şarkı söyleyerek dolaşırken karınca ile karşılaşmış. Karınca sırtında kocaman bir buğday tanesi taşıyormuş. Ağustos böceği böyle güzel bir günde karıncayı çalışırken görünce çok şaşırmış.

— Merhaba karınca, böyle güzel bir günde çalışılır mı hiç, çok şaşırdım doğrusu, demiş.

Karınca,

— Kış için hazırlık yapıyorum, diye cevap vermiş.

Ağustos böceği,

— Şimdi kışı düşünmenin zamanı mı? Bırak da gel beraber şarkı söyleyip gezelim, eğlenelim, keyfimize bakalım demiş.

Karınca çok şaşırmış,

— Önümüz kış ama. Kış gelince havalar soğuyacak, kar yağacak ve yiyecek bulamayacağız. Kış için şimdiden çalışmamız gerekir. Bence sen de hazırlığını yap. Sonra sıkıntı çekersin, yiyecek bulamazsın demiş.

Karınca buğday tanesini yuvasına götürmek için tekrar yola koyulmuş. Ağustos böceği, karıncanın arkasından,

— Şunun haline bak! Şu güzel havaları kaçırıyor, şimdi çalışma değil gezme, eğlenme zamanı, demiş ve karıncanın sözlerini hiç dikkate almadan şarkısını söylemeye devam etmiş.

Karınca yaz boyu çalışmış kendine güzel bir yuva yapmış ve taşıdığı yiyecekleri yuvasında biriktirmiş.

Gel zaman git zaman yaz bitmiş, sonbahar geçmiş ve kış gelmiş. Havalar iyice soğumuş, sert rüzgarlar esmeye başlamış ve kar yağmış.

Karınca bu soğuk ve zor günlerde sıcak yuvasında rahat rahat yaşıyormuş. Ağustos böceği ise soğukta tir tir titriyor ve yiyecek bulamadığı için açlıktan kıvranıyormuş. “Acaba ne yapsam” diye düşünürken aklına karınca gelmiş. “Karınca yaz boyu çalışmıştı ve yiyecek toplamıştı, belki bana yiyecek bir şeyler verir” diye düşünüp doğruca karıncanın yuvasına gitmiş.

Karınca yuvasında otururken kapısı “tak tak tak” diye çalmış. Karınca “bu kış vakti kim geldi acaba diye” düşünerek kapıyı açmış. Karşısında ağustos böceğini görünce çok şaşırmış.

— Bu soğuk ve karlı kış gününde dışarıda ne yapıyorsun? Neden buraya geldin, diye sormuş.

Ağustos böceği utana sıkıla,

— Dışarıda hava çok soğuk, yiyecek hiçbir şeyim kalmadı, her yerde aradım ama bulamadım. Karnım çok aç ve zor durumdayım, acaba bana yiyecek bir şeyler verebilir misin? demiş.

Karınca,

— Ben sana kış için hazırlık yap dememiş miyidim? Ben yaz boyu çalışıp yiyecek biriktirirken, kendime yuva yaparken sen ne yaptın, diye sormuş.

Ağustos böceği, karıncanın bu sözlerini duyunca o güzel eğlenceli yaz günlerini hatırlamış.

— Ne mi yaptım? Yaz boyu eğlendim, gezip tozdum, saz çalıp şarkı söyledim, diye övünmüş.

Ağustos böceğinin iyi bir iş yapmış gibi övünmesi karıncayı kızdırmış ve ona bir ders vermek istemiş.

— Madem yaz boyu saz çalıp şarkı söyledin, kışın da oyna o zaman, demiş ve ağustos böceğine hiçbir şey vermeden kapıyı kapatmış.

Bunun üzerine ağustos böceği yaz boyu çalışmadığı için çok piman olmuş. Kendi kendine “ben de yazın yiyecek toplasaydım, şimdi bu halde olmayacaktım” diyerek bir daha aynı hataya düşmeyeceğine dair kendisine söz vermiş.


Sorular

  1. Aşağıdakilerden hangisi karıncanın özelliğidir?
    • Tembel
    • Çalışkan
    • Haylaz
  2. Ağustos böceği için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    • Saz çalıp şarkı söylüyor.
    • Gezmeyi ve eğlenmeyi seviyor.
    • Çalışmayı seviyor.
  3. Ağustos böceği kışın neden yiyecek bulamıyor?
    • Aramadığı için
    • Tüm yiyecekleri karınca topladığı için
    • Her yer karla kaplı olduğu için
  4. Karınca ağustos böceğine neden yiyecek vermiyor?
    • Yazın hem çalışmayıp hem de bunu övünerek anlattığı için
    • Kendisinde de olmadığı için
    • Ağustos böceği vazgeçtiği için
  5. Bu hikayeden çıkaracağımız ders nedir?
    • Hiç bir zaman gezip eğlenmemeliyiz.
    • Hiç yalan söylememeliyiz.
    • İyi günlerde, kötü günler için çalışıp hazırlık yapmalıyız.

İlginizi Çekebilir…