Horoz ile Tilki

Şehirden uzak, etrafı ormanlarla kaplı köyün birinde yaşayan akıllı bir horoz varmış. Bu horozun hem sesi çok güzelmiş, hem de tüyleri pırıl pırılmış.

Bu akıllı horoz bir gün orman içinde keyifle gezerken çok güzel bir ağaç görmüş. “Şu ağaca çıkıp biraz dinleneyim.” diye düşünmüş. Uçmuş ve ağacın dalına konmuş. Konar konmaz da başlamış güzel güzel ötmeye…

Az ileride karnını doyurmak için yemek arayan bir tilki, horozun sesini duymuş.

— Ooo, burada bir horoz var. Nihayet karnımı doyurabileceğim bir yemek buldum, bu fırsatı kaçırmamalıyım, demiş.

Koşa koşa horozun yanına gitmiş. Horozu ağacın dalında gören tilki çok şaşırmış. Onu aşağıya indirmek için başlamış dil dökmeye:

— Senin ne harika bir sesin var. Aşağıya in de tanışalım, sohbet edelim, demiş.

Horoz,

— Neden inecekmişim, beni kandırmaya mı çalışıyorsun, sen benim düşmanım değil misin, diye sormuş.

Tilki pek kurnazmış,

— Duymadın mı? Hayvanlar arasında barış yapıldı. Artık kimse kimsenin düşmanı değil, demiş.

Horoz,

— Yaa, demek öyle, demiş ve başlamış kahkaha atmaya.

Tilki bu kahkahalara aldırmadan sözlerine devam etmiş.

— Tabi ki öyle, artık biz dostuz. Haydi in aşağıya da bu barışı, bu dostluğu kutlayalım. Ama acele et lütfen, çünkü çok işim var. Ormanda ziyaret edeceğim çok dostum var. Bu barışı herkese haber vermem gerekiyor. Akşam olunca da ormandaki tüm hayvanlarla birlikte eğleneceğiz, demiş.

Akıllı horoz, tilkinin doğru söylemediğini, niyetinin kötü olduğunu anlamış. Kendi kendine “Demek yalanlarınla beni kandırmaya çalışıyorsun.” diye düşünmüş. “Dur bakalım, ben de sana bir hile yapayım da gör, diye düşünmeye devam etmiş.

Tilki horozun aşağıya inmesi için dil dökmeye devam etmiş.

— Horoz kardeş, haydi bekletme artık. Biliyorsun ben ağaca çıkamam. Yanıma gel de bu barışı kutlayalım, sana doya doya sarılayım. Sonra da yoluma devam edeyim, demiş.

Horoz durduğu daldan başka bir dala atlamış ve şöyle demiş:

— Demek ormanda barış oldu. Buna gerçekten çok sevindim. Bu güzel haberi senden duyduğum için daha çok mutlu oldum. Madem öyle biz seninle düşman değiliz. O zaman dediğin gibi aşağıya ineyim de bu barışı kutlayalım, demiş.

Bu sözler tilkinin çok hoşuna gitmiş, planının işe yaradığını düşünüp kıs kıs gülmüş. “Hele şu horoz aşağıya bir inse de onu bir yakalasam.” diye heyecandan olduğu yerde dönmeye başlamış.

Bu sırada horoz kanadının birini gözünün üzerine götürüp uzaklara doğru bakmaya başlamış.

Tilki,

— Ne oldu, nereye bakıyorsun öyle horoz kardeş? Ne gördüğünü lütfen bana da söyle, demiş.

Horoz,

— Uzaklardan iki tazının buraya doğru koşarak geldiklerini görüyorum. Herhalde onlar da hayvanlar arasındaki bu barışı kutlamaya geliyorlar, diye cevap vermiş.

Tilki tazıların geldiğini duyunca “Eyvah, yandık! Bu tazılara yakalanmadan kaçsam iyi olacak.” diye düşünmüş.

Sonra telaşla;

— Hoşçakal horoz kardeş, benim acil gitmem lazım, demiş ve arkasına bakmadan koşarak oradan kaçmış.

Horoz tilkinin arkasından gülmüş.

— Hile yapana hile yapmak en güzel cevap, demiş ve güzel güzel ötmeye devam etmiş.


Sorular

  1. Horoz ağaca neden çıkmış?
    • Uzakları iyi görmek için
    • Tazılardan kaçtığı için.
    • Dinlenmek için.
  2. Dil dökmek ne demektir?
    • Söylediğini yaptırmak için konuşmak.
    • Dilini dışarı çıkartmak.
    • Diliyle dudaklarını yalamak.
  3. Tilki için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    • Kurnaz
    • Yalancı
    • Sevgi dolu
  4. Horoz neden aşağıya inmiyor?
    • Uzaktan tazılar geldiği için
    • Aşağıya inmek zor olduğu için
    • Tilkinin hile yaptığını anladığı için
  5. Tilki neden kaçıyor?
    • Horozdan korktuğu için
    • Ağaca çıkamadığı için
    • Tazılardan korktuğu için.

İlginizi Çekebilir…